30 Ocak 2014 Perşembe

Zorlu bir parkur daha: Tuvalet Alışkanlığı

Çocuğa bakım verenlerin gaz sancısı, uykusuzluk, diş çıkarma, parkurlarını atlattıklarında sona kalan en zorlu ve önemli aşama tuvalet eğitimi denen aşamadır. Azad Taha ile tuvalet alışkanlığı kazanması sürecimize geçmeden kısaca tuvalet alışkanlığının psikolojideki öneminden bahsetmek istiyorum. Çocuğun bedeninde kendi başına kontrol edebildiği ilk başarısı olan tuvalet becerisini kazanmasına psikolojide de oldukça önem verilir. Freud’un Anal dönem dediği bu evre kabaca 1 yaşından 3 yaşına kadar olan bir dönemi kapsar. Çocuğun o güne kadar hissettiği ebeveyn kontrolü, bağımlı olma duygusu tuvaletinin kontrolünün kendisinde olduğunu keşfetmesiyle bağımlılıktan ayrılma ve bağımsızlık kazanma duygusuna kapı aralar. Her şey yolunda giderse çocuk keşfettiği bu büyük ‘‘kontrol bende ’’başarısından çok zevk alır, tuvalet alışkanlığı çocuğun kaygı ve korku seviyesini azaltır ve gelişen bağımsızlık, bireysellik duygularını güçlendirir.

Çocuğun tuvalet kontrolü performansının ebeveynler tarafından ödülle ya da ceza ile değerlendirildiği bu dönem; çocuk farkında olmadan idin(haz ilkesi) ve süperego'nun (yasaklayıcı, frenleyici) baskısı ve çatışması ile tanışır. Ancak bu dönemde ebeveynlerin sabırsızlıkları ve hatalı davranışlarından kaynaklanan sorunlar yaşanırsa yani her şey yolunda gitmezse, çocukta kaygı, korku ve utanç duyguları  karşı gelme, savrukluk ve pislik, dağınıklık, öfke eğilimler görülebilir. Çeşitli savunma mekanizmaları ve en tipik olarak obsesif-kampulsif bozuklukta görülebilir.
Tüm bu bilgiler ışığında başarılı bir tuvalet alışkanlığı kazandırma sürecinde hem ailelerin hem de çocuğun hazır olması gerekir.

Önce çocuğun hazır olmasından başlarsak;
  • Fiziksel gelişiminde bir gecikme yada gerilik yoksa(refleksler, kas kontrolü)
  • Kaka, çiş, ıslak, kuru, lazımlık sözcüklerini anlamlarını biliyorsa
  • Bezinin kirli olmasından rahatsız oluyorsa 
  • Altının değiştirilmesinden memnuniyetini belli ederse
  • Gün içerisinde bezi 2 saatten fazla kuru kalıyorsa
  • Oyunları ve oyuncaklarında kaka, çiş, tuvalet kelimelerini kullanıyorsa
  • Ebeveynlerinin tuvaleti kullanmaları ile ilgili meraklıysa, sorular yöneltiyorsa

Ailelerin hazır olması;
Çocuğun tuvalet alışkanlığı kazanmaya hazır olması kadar ailenin de bu stresli, özen ve emek isteyen sürece hazır olması çok önemli. Ailenin yaşamında yeni gelişmeler olacaksa(taşınmak, tatil, yeni bir kardeş, hastalık) doğru zamanı beklemekte fayda vardır. Anne babası çalışan çocuklarda tuvalet alışkanlığı kazandırma tam bir program ve mesai gerektirecek kadar organize olmadır. Çocuk kreşe gidiyorsa ya da bakıcıda ise aynı anda birkaç kişinin tuvalet alışkanlığını kazandırmaya çalışması hem kullanılan yöntemlerin farklı olma ihtimali hem de çocuğun bu süreci daha karmaşık bulması açısından uygun değildir. Bu durumda ebeveynlerden birinin işinden izin alarak bu konuya vakit ayırması en uygun olandır. Gelin görün ki Türkiye gibi ülkerlerde doğum izni, süt izni meseleleri bile az ve sorunluyken tuvalet eğitimi izni kimsenin öncelikli konuları arasında değil. Oysa çocuğun bu süreci sağlıklı geçirmesi ve bu temel alışkanlığın psikolojisinde olumsuz deneyimler bırakmadan başarıyla kazanılması için sevdikleri ve güvendikleriyle olmaya ihtiyacı vardır. Şanslı ebeveynlerin şanslı çocukları tuvalet becerisi edinmeyi anne babalarının tatil dönemine denk getirenlerdir. Diğerleri ise ne yazık ki bir tarafta bakıcı, kreş, anneanne, babaanne diğer tarafta işten arta kalan bol stres ve az zamanla tuvalet alışkanlığında bir ileri iki geri zikzakları çizenlerdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder