29 Ocak 2014 Çarşamba

Bir kadın neden anne olmak ister?

Biz kadınların biyolojik yapısından kaynaklanan doğurganlığımız nedeniyle toplumun genelinde kadınların anne olmak zorunda olduğu anlayışı yaygındır. Ancak anne olmak bilinçli bir tercih olmayı gerektirecek kadar önemli aynı zamanda kadında psikolojik ve biyolojik hazırlığı gerektirecek kadar ciddi bir karardır. Çocuk sahibi olma isteğinin nedenleri geçmişten günümüze her kültürde farklılık göstermekle birlikte her bilim farklı farklı açıklamaktadır.  Örneğin sosyoloji ve antropololoji açısından bakıldığında çocuk sahibi olmak, çocukların sayısı, çocukların cinsiyetleri hem ailenin işlerinin yürütülmesinde hem de toplumsal güç kazandırmada çok önemli görülmekte. Psikoloji ise bu konuda pek çok farklı bakış açısı sunabiliyor. Bunlardan bazıları;

  • Hayatı kaçırdıklarını düşünen, kendi yapamadıklarını bir çocuk üzerinde denemek isteyen yetişkinlerin kendilerini çocukları üzerinden yeniden gerçekleştirme istemeleri örneğin mükemmeliyetçi kişilik özelliklerine sahip kişiler.
  • Bir çocuğu dünyaya getirerek terk edilme korkusunu azaltmak sevgi ve yalnızlık ihtiyacını gidermek isteyen örneğin bağımlı kişilik özelliklerine sahip kişiler.
  • Hayatta bazı şeyleri( okumak, askere gitmek, evlenmek, çalışmak, ev, araba almak) görev gibi gören kişilerin ‘‘sıra çocuk yapma görevime geldi’’ diyerek çocuk yapmayı planlama listesine alması.
  • Çoğalmak , ismini, soyunu, genini, sonraki nesle taşımak isteyen kişiler.
  • Dilini, kültürünü, dünya görüşünü, ideolojini çocuğu ile birlikte yaşatmak isteyen düşüncedeki bireyler.
  • Dini inancı ve yaşamı için bir insan daha kazanmak gerektiğine inandığı için çocuk yapan kişiler.
  • Toplumda daha farklı, daha saygın daha kabul edilebilir bir statü kazanma çabasında olanlarda çocuklu ailelere dönüşmek isteyebilirler.


Görüldüğü gibi pek çok farklı duygu ve düşünce ile insanlar dünyaya çocuk getirmeye karar verebiliyorlar. Ancak çocuk bu tip faydacı, bencilce doğacağı ortam ruhsal ve fiziki olarak hazırlanmadan dünyaya getirilebilecek ‘‘sahibi olmak’’ isimlendirmesi ile tanımlanmayacak kadar özel ve özgür bir varlıktır. Çocuk sahibi olmak, çocuk yetiştirmek, çocuk eğitmek tanımlamaları bile kendi içinde bir güç, hiyerarşi otorite ilişkisi barındırır. Her çocuk özel bir ruha ve niteliklere sahip olarak doğar.  Çocuklara sahip olunmaz en fazla bu koşulsuz sevgiyi bize tattıran çocuklarımız bu her anı öğretici ve heyecanlı ebeveynlik serüvenin destekçisi, emanetçisi duygularımızın sahibi olmamızı sağlayabilirler. Başlarken söylediğimi tekrar ederek devam etmek istiyorum anne olmak bilinçli bir tercih olmayı gerektirecek kadar önemli aynı zamanda kadında psikolojik ve biyolojik hazırlığı gerektirecek kadar ciddi bir karardır. Anne olmamayı seçmek ise yine saygı duyulması gereken bir karardır. Doğurganlık özelliğimiz anne olmamız için yeterli olmadığı gibi doğurganlık özelliği olan ama anne olmayı reddeden yada biyolojik olarak doğuramayan kişilerde zayıf  ya da eksik değildirler. Çünkü ben anneliğin içgüdüsel olduğu konusunda çoğunluğa katılmayan anneliğin tıpkı babalık gibi öğrenilen bir yolculuk olduğuna inanıyorum. Son olarak neden dünyaya bir çocuk getirmeye karar verdim neden anne olmak istedim sorusuna benim yanıtım ise ; hayatla ilgili daha fazla şey öğrenmek istedim, daha farklı duygular tatmak istedim, yaşam yolculuğuma koşulsuz sevgileri katmak istedim. Anne olmak ve özgür bir çocuğun büyümesine, keşfetmesine tanık olmak, destekçi olmak, emanetçi olmak ve onunla birlikte öğrenmek istedim. 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder