Kıbrıs tan ayrılık zamanı yaklaştığı için bende yavaş yavaş
iş görüşmeleri için ilanlara başvuru yapmaya koyulmuştum. CV yolladığım bir
üniversite görüşmeye çağırdı. 13 aylık oğlumla İstanbul da bir iş görüşmesine
geldik. Kıbrıs tan uçağa bindiğimizde oğlum kucağımda ve henüz kendi başına
yürüyemeyen bir bebekti. İstanbul da ki iş görüşmesini olumlu bir şekilde
noktalayıp annemlere geçtiğimde oğlumun pek neşeli halleri arasında babası ile
telefon konuşması yapıyordum. Eşime artık yeni öğrencilerim ve danışanlarımın
olacağı yeni iş yerimi güzel bir üniversite olduğunu anlatıyordum kiiiii o da
ne Azad Taha tutunduğu koltuktan bana doğru biraz yan çizerek halının bir
ucundan diğer ucuna kadar yardımsız desteksiz cesurca yürüdü. Ben çığlık atıp
onun dikkatini dağıtmamak için kendimi zor tuttum. Olayı bir muhabir telaşı ile
Mustafa ya anlatıyordum. O da bu arada bana telefonu kapat kameraya al bu anı
bende kaçırmak istemiyorum diyordu. İkimizin aynı anda görmeyi planladığımız
anı telefonda dinlemekten üzgün bir şekilde telefonu kapattık.
Birkaç gün sonra Kıbrıs döndüğümüzde babasının bizi karşılarken uçaktan indiğimiz yerde bizi görebileceğini bildiğim noktaya geldiğimizde Azad Taha'yı yere bıraktım. Oğlum kollarımın yakın korumasında babasının kucağına doğru adım adım yürüdü. Etrafımızda koşuşturanlar, valiz telaşları, telefonda konuşanlar arasında zaman herkes için aynı akıyordu ama bizim ailemiz için her şey bir film gibi yeni ve çok özeldi. Mustafa ile havaalanından eve geçene kadar heyecanlı konuşmalar içindeydik. Azad Taha’nın yeni işimle sözleşmemi yaptığım o gün yürümesini "Anneciğim yeni işin hayırlı olsun bak bende yürümeye başladım gönül rahatlığı ile iş yaşamına dönebilirsin" olarak yorumlayıp eğleniyorduk.
Birkaç gün sonra Kıbrıs döndüğümüzde babasının bizi karşılarken uçaktan indiğimiz yerde bizi görebileceğini bildiğim noktaya geldiğimizde Azad Taha'yı yere bıraktım. Oğlum kollarımın yakın korumasında babasının kucağına doğru adım adım yürüdü. Etrafımızda koşuşturanlar, valiz telaşları, telefonda konuşanlar arasında zaman herkes için aynı akıyordu ama bizim ailemiz için her şey bir film gibi yeni ve çok özeldi. Mustafa ile havaalanından eve geçene kadar heyecanlı konuşmalar içindeydik. Azad Taha’nın yeni işimle sözleşmemi yaptığım o gün yürümesini "Anneciğim yeni işin hayırlı olsun bak bende yürümeye başladım gönül rahatlığı ile iş yaşamına dönebilirsin" olarak yorumlayıp eğleniyorduk.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder