Anne olmadan önce ruhumu tüm olumsuz deneyimlerimden,
düşüncelerimden arındırmak hamilelik ve doğumla birlikte yepyeni bir kadın
olmak istiyordum. Gerçekten hamilelik gerek salgılanan hormonlar gerekse
kadının içsel yolculuğuna çıkması nedeniyle çok farklı bir süreç. En azından
bende böyle oldu. Doğum şeklimi daha hamile kalmadan tıpkı annem ve ablalarım
gibi normal olarak tasarlamıştım. Oğlumla kavuşma törenimiz doğal bir doğumla
gerçekleşmeliydi. Bir kadın olarak doğal doğumun biyolojik faydalarını zaten
biliyordum. Psikolog olarak ise doğal doğuma hem bebek hem anne için çok önem
veriyordum. Bebeğin anne vücudundan ayrılacağı bu özel yolculuğun tamamen
bebeğin ritmine ve çabasına göre olması gerekiyordu. Bebeğin dış dünya ile
tanışması için verdiği mücadele ve emeğin onun yaşamını etkileyeceğine inancım
büyüktü. Dışarıdan hiçbir müdahale olmadan anne ve bebeğin olabildiğince çabuk
karşılaşması, bu ilk karşılaşmada birlikte uzun zaman geçirmeleri, hemen beden
bedene bir temasın sağlanması anne bebek bağlanması, bebeğin vücut ısısı,
emmeye geçişi ve daha az ağlaması ayrıca bebeğin güven temelli yaşam kalitesi
için çok önemliydi. Bir kadın için ise doğal doğum kendi doğum yapma gücünü ve
sorumluluğunu teslim almak anlamı taşıyordu. Kadın kolay olanı doğurtulmayı
değil, aktif olarak doğurmayı seçerek kendini hasta gibi pasif hissetmemiş
oluyordu. Bedeninde bebeğini ona yaklaştıran geçici kasılma ve ağrıları
vücudunun doğum başarısı olarak görüp bedeninin gücüyle kendini yeniden
yaratabilirdi. Doğumda aktif olan anne bebeğine ulaşacağı bu özel iki beden-
iki hayat töreniyle hiçbir anı kaçırmamış oluyor. Bu kutsal ve mucizevi olayda
başrolde olan kadın hayata bambaşka bakış açıları kazanarak devam ediyordu. Yıllardır
duyduğum olumsuz doğum deneyimlerine kulaklarımı tıkadım. Bebeğimle ikimizin
fiziksel ve ruhsal sağlığımız için güzel duygu ve düşüncelerimle kendimi motive
ediyorum. Kendimi doğal doğumuma hazır hissediyor heyecanla bekliyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder