30 Ocak 2014 Perşembe

Doğal Doğum İSTİYORUM

Anne olmadan önce ruhumu tüm olumsuz deneyimlerimden, düşüncelerimden arındırmak hamilelik ve doğumla birlikte yepyeni bir kadın olmak istiyordum. Gerçekten hamilelik gerek salgılanan hormonlar gerekse kadının içsel yolculuğuna çıkması nedeniyle çok farklı bir süreç. En azından bende böyle oldu. Doğum şeklimi daha hamile kalmadan tıpkı annem ve ablalarım gibi normal olarak tasarlamıştım. Oğlumla kavuşma törenimiz doğal bir doğumla gerçekleşmeliydi. Bir kadın olarak doğal doğumun biyolojik faydalarını zaten biliyordum. Psikolog olarak ise doğal doğuma hem bebek hem anne için çok önem veriyordum. Bebeğin anne vücudundan ayrılacağı bu özel yolculuğun tamamen bebeğin ritmine ve çabasına göre olması gerekiyordu. Bebeğin dış dünya ile tanışması için verdiği mücadele ve emeğin onun yaşamını etkileyeceğine inancım büyüktü. Dışarıdan hiçbir müdahale olmadan anne ve bebeğin olabildiğince çabuk karşılaşması, bu ilk karşılaşmada birlikte uzun zaman geçirmeleri, hemen beden bedene bir temasın sağlanması anne bebek bağlanması, bebeğin vücut ısısı, emmeye geçişi ve daha az ağlaması ayrıca bebeğin güven temelli yaşam kalitesi için çok önemliydi. Bir kadın için ise doğal doğum kendi doğum yapma gücünü ve sorumluluğunu teslim almak anlamı taşıyordu. Kadın kolay olanı doğurtulmayı değil, aktif olarak doğurmayı seçerek kendini hasta gibi pasif hissetmemiş oluyordu. Bedeninde bebeğini ona yaklaştıran geçici kasılma ve ağrıları vücudunun doğum başarısı olarak görüp bedeninin gücüyle kendini yeniden yaratabilirdi. Doğumda aktif olan anne bebeğine ulaşacağı bu özel iki beden- iki hayat töreniyle hiçbir anı kaçırmamış oluyor. Bu kutsal ve mucizevi olayda başrolde olan kadın hayata bambaşka bakış açıları kazanarak devam ediyordu. Yıllardır duyduğum olumsuz doğum deneyimlerine kulaklarımı tıkadım. Bebeğimle ikimizin fiziksel ve ruhsal sağlığımız için güzel duygu ve düşüncelerimle kendimi motive ediyorum. Kendimi doğal doğumuma hazır hissediyor heyecanla bekliyorum.  


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder