30 Ocak 2014 Perşembe

Doğuma Hazırlık; Yüzme



Kıbrıs Girne'de yaşarken yüzmek tam bir günlük spora dönüşmüştü. Oturduğumuz eski Rum evi deniz e çok yakındı. Kayalıklarda yüzmekten, denizin altını saatlerce incelemekten inanılmaz keyif alıyorduk. Sanırım denizin altında vakit geçirmenin üstünde yüzmekten daha güzel olduğunu o günlerde keşfettik. Lefkoşa ya taşındıktan sonra o deniz kenarında bahçeli , balkon salıncağında saatlerce uyuduğum evle vedalaşmak benim için çok zor oldu. Lefkoşa da üniversite lojmanında yeni bir yaşama başladık. Günlük yüzme aktivitemiz hafta sonlarına düştü. Ama biz Mustafa ile hiç üşenmeden her hafta sonu kahvaltı sepetimiz, sandalyelerimiz, şemsiyemiz ve havlularla Lefkoşa-Girne yollarına düşerdik. Kıbrıs kimseciklerin olmadığı plajlar bulmak için tam bir cennettir. Türkiye de çok az yerde rastlayabileceğiniz sessiz, sadece size aitmiş gibi duran deniz ve uzun sahiller o cennet adada var. Yüzmelerimiz çok eğlenceli geçiyor  hamile bedenimin ise sudan çok fayda gördüğünü hissediyordum. Aylar ilerledikçe suyun kaldırma kuvvetine rağmen yüzmek zorlaşmıştı. Artık sahile yakın yüzmek zorundaydım sık sık ayaklarımı yere basmak zorunda hissediyordum. Yüzmelerimden aklımda kalan en özel anlar ise suya ilk girdiğimiz sabahın erken saatlerinde içimdeki balığın tepkileriydi. Oğlum sanki anne bu kadar erken su soğuk oluyor üşüdüm diye bir şeyler söylemeye çalışıyordu. Suda bu kadar vakit geçirmekten çok hoşlanıyordum. Hatta belki de bu sayede oğlum tam bir deniz aşığı olacaktı kim bilir.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder