29 Ocak 2014 Çarşamba

Anne olacağımı öğrendiğimde; Ekolojik Dönüşüm

Anne olmaya karar verdikten hemen sonra hayatımda bazı değişiklikler yapmaya başladım. Seyrekte olsa sigara ve nargile alışkanlığımı bıraktım. Bazı yiyeceklerle (yiyecek sandığım) vedalaşmaya başladım. Asitli içecekler, ketçap, cipsler, margarinli ve her türlü katkı maddeleri içeren şeyler  vs. Uykuma, dinlenmeme , bir türlü hayat rutinim haline getiremediğim spora dikkat etmeye başladım. Yani sadece düşüncelerimi temizlemek evi hazırlamak ile yetinmeyip aynı zamanda bedenimi de bebeğim için kötü alışkanlıklardan arındırmak onu daha sağlıklı bir bedenle buluşturmak için gecikmiş bir çaba içindeydim. Eşimle her gün yaşamımızda yapmamız gereken değişiklikler hakkında konuşup zorlanacaklarımızı aşama aşama terk etme planlamaları yapıyorduk. Günler böyle değişim rüzgarları ile geçip giderken ben rüyalarımda bebeğimi görememenin sıkıntısını yaşarken bir test yaptık. Ancak ilk kez yaptığım bu testin çizgisi ve rengi ile ilgili muğlaklık kafamı karıştırdı. O sırada Kıbrıs ta ziyaretimizde olan annemin şaşkın bakışları aklımda ama hiçbir şey soramadım anneme çünkü onun zamanında test diye bir şey yoktu eminim.  Eşimle heyecan ve hevesimiz kursağımızda yakın bir Kıbrıslı hamile arkadaşımı aradım. Fatoş ile konuşunca yarınki kan testine ve doktor muayenesine kadar bile beklemeden hamile olduğuma ikna oldum. Bir garip geceydi o bitmek bilmeyen saatler ve elimi karnıma götüren tuhaf refleksler. Ertesi gün Lefkoşa'dan Girne ye o kısa yol çok uzun ama bir o kadar da güzel gelmişti. Hava mı çok güzeldi yoksa bana mı başka görünüyordu etrafım. Sabah üniversite dersim vardı ama biraz gecikmeli olarak da olsa kan testimi yaptırarak gittim. Aklım sonuçta bedenim amfide öğlen sonuçları alarak eve döndüm. Allah'ım anne oluyordum. Bebeğimin 4 ya da 5 haftalık olabileceğini düşündüren kan değerlerimin zarfını sanki bir canlıymış gibi direksiyonun hemen altında kucağımda tutuyordum. Telefonda eşimle duygusal bir konuşma yapınca harika Girne manzarasını arkama almış Ciglo virajını çıkarken artık bir anne şoför olarak hem havanın ve manzaranın hem de aldığım bu en güzel  haberin tadını çıkarak sürüyordum arabayı. Tuhaf bir hüzün kapladı içimi derken ilk kez güzel bir haberin göz yaşlarıma neden olabileceğine şahit oldum. Dağ Yolu bitmek üzere Lefkoşa trafiğine girmek üzereydim ama yanaklarımdan boşalan göz yaşlarımla ve içimdeki büyük coşkuyla eşimin iş yerine yaşadığımız üniversitenin kampüsüne gelivermiştim. Mustafa dışarıda beni bekliyordu. Arabayı bıraktık birlikte taze anne baba olarak el ele yürüdük. İkimizde yabancısı olduğumuz bu yeni duygu hakkında konuştuk konuştuk uzun uzun konuştuk. Sonra benim haber vermek istediklerimi yoğun arama trafiğim duygusal havamızı değiştirdi.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder