30 Ocak 2014 Perşembe

Oğlumu yıkamayı istemek ama cesaret edememek

Hamilelik, doğum, emzirme derken bebekli günlerimiz yoğun bir şekilde başlayıverdi. Az sorunlu geçen bu ilk günlerde gözümü en çok korkutan oğlumu nasıl yıkayacağımdı. 20 günlük olana kadar neredeyse bir ordu aile ferdiyle yıkadığımız oğlumu babasıyla birlikte nasıl yıkayabilecektik. Mustafa bu konuda benden daha cesurdu. Hatta doğal doğumu başardın bundan mı korkuyorsun diye beni cesaretlendirmeye çalışıyordu. İstemeden zarar vermekten çok korkuyordum. Kulağına su kaçırmak, doğru tutamamak, kaydırmak gibi korkularım vardı. Bir psikolog olarak daha ilk yıkamasında anne ve babanın aktif olması gerektiğini biliyor ama kendimi pek hazır hissetmiyordum. Biraz daha gözlemlemeye ihtiyacım vardı. 




İstanbul’dan Kıbrıs’a döndük. Oğluma uçakta babasıyla tanıştığımız adaya gideceğimizi anlattım artık evimize gidiyorduk. Ve ertesi gün oğlumu yıkamak için hevesli babası korkan annesi ile tüm malzemeler hazır yıkamaya koyulduk. Allahtan çok pratik ürünler var. Çok endişeyle başladım ama inanılmaz zevk aldım. Öncelikle suyun sıcaklığını kontrol etmeniz gerekiyor. Suyu sevmesi ve ürkmemesi için ayaklarını suya sokarak işe başlıyorsunuz. Üşümemesine de dikkat ederek suyla çok vakit geçirmesine özen göstermek gerek. İlk olarak vücudu ardından başını yıkamak en doğrusu. Bir diğer önemli olan nokta ise bebeğin kaymaması için koltuk altından tutulması ve leğen içine başını yüksekte tutmak için yumuşak bir havluyu yastıklaştırmak gerekli. En az kimyasal içeren bebek şampuanı olarak bitki özlü Komili'yi kullandık hep ayrıca her banyoda şampuanı tercih de etmedik. Oğlumu yıkama olayına bu kadar geç cesaret ettiğim için kendime kızdım bile. Yıkanmaktan çok hoşlandığı için hemen hemen her gün yıkadık oğlumu. Banyo sonrası mışıl mışıl bir uyku tam bir rutine dönüşmüştü.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder