30 Ocak 2014 Perşembe

İlk sözcükler

 

Oğlumun çıkardığı seslerin zamanla nasıl değişiklik gösterdiğinin takibini yapmak çok eğlenceli bir işti. Ağlama ile başlayan sesleri 1 aylık olduktan sonra açlık ya da ağrı ağlamalarından çok duygusal durumlara göre değişiklik göstermeye başladığını fark ettim. Sıkıntılıyken çıkardığı seslerle memnunken çıkardığı sesler ayırt edilebilecek kadar farklıydı. Yüzüne doğru konuştuğumuzda çok iyi anlıyormuşçasına mimikleri ile cevap veriyordu sanki. 2 ay içinde iken ağlamaları etrafındakinin dikkatini çekmeye yönelikleşti.  2. aydan 5 aya kadar gülücükler gıgıldamalar evde bir kuş varmış hissini uyandırıyordu. Derken ses oyunlarına dönüşen heceler ve çıkardığı seslere hecelere şaşıran sevinen çığlıklar atan bir neşeli bebeğe dönüşüverdi. Babası ve ben Azad Taha daha 12 aylık bile olmadan ‘baba’ ve ‘anne’ sözcüklerini söyleyebildiği için keyif sarhoşluğu içindeydik. Tabi tam olarak hangimize anne hangimize baba diyeceğini bilmez halde çıkardığı bu kelimelere aşırı heyecan göstermemizi bir oyuna çevirmişti. Aylar geçtikçe sesten kelimelere oradan anlamlı ve yerinde kullanılan kelimelere geçişinin şaşkınlığı yaşıyorduk.  Hele hele 20’li aylar civarında kelime dağarcığı iyice çeşitlenmiş tekrarları iyice artmış şarkılar söyleyecek durumlara gelmişti. Oğlum iki farklı kültür(Karadeniz-Doğu) iki farklı dille (Türkçe-Kürtçe) büyüdüğü için bebekliğinde ninnilerim sayesinde şimdilerde ise şarkılar türkülerle iki dilli bir zenginlikle büyüyor. Yakın arkadaşlarımız Azad Taha'nın çok hızlı konuştuğunu söylüyor ki bu çok normal anne ve babası da hızlı konuşuyor zaten diyoruz. Şimdilerde 28 aylık olduğu şu günlerde yani oğlumla çok anlaşılır ve tatlı sohbetler ediyoruz. Hem anlatmayı hem de dinlemeyi seven oğlum 3.muhabbet ortağımız oluverdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder