Oğlumun çıkardığı seslerin zamanla nasıl değişiklik
gösterdiğinin takibini yapmak çok eğlenceli bir işti. Ağlama ile başlayan sesleri
1 aylık olduktan sonra açlık ya da ağrı ağlamalarından çok duygusal durumlara
göre değişiklik göstermeye başladığını fark ettim. Sıkıntılıyken çıkardığı
seslerle memnunken çıkardığı sesler ayırt edilebilecek kadar farklıydı. Yüzüne
doğru konuştuğumuzda çok iyi anlıyormuşçasına mimikleri ile cevap veriyordu
sanki. 2 ay içinde iken ağlamaları etrafındakinin dikkatini çekmeye
yönelikleşti. 2. aydan 5 aya kadar
gülücükler gıgıldamalar evde bir kuş varmış hissini uyandırıyordu. Derken ses
oyunlarına dönüşen heceler ve çıkardığı seslere hecelere şaşıran sevinen
çığlıklar atan bir neşeli bebeğe dönüşüverdi. Babası ve ben Azad Taha daha 12
aylık bile olmadan ‘baba’ ve ‘anne’ sözcüklerini söyleyebildiği için keyif
sarhoşluğu içindeydik. Tabi tam olarak hangimize anne hangimize baba diyeceğini
bilmez halde çıkardığı bu kelimelere aşırı heyecan göstermemizi bir oyuna
çevirmişti. Aylar geçtikçe sesten kelimelere oradan anlamlı ve yerinde
kullanılan kelimelere geçişinin şaşkınlığı yaşıyorduk. Hele hele 20’li aylar civarında kelime
dağarcığı iyice çeşitlenmiş tekrarları iyice artmış şarkılar söyleyecek durumlara
gelmişti. Oğlum iki farklı kültür(Karadeniz-Doğu) iki farklı dille
(Türkçe-Kürtçe) büyüdüğü için bebekliğinde ninnilerim sayesinde şimdilerde ise
şarkılar türkülerle iki dilli bir zenginlikle büyüyor. Yakın arkadaşlarımız
Azad Taha'nın çok hızlı konuştuğunu söylüyor ki bu çok normal anne ve babası da
hızlı konuşuyor zaten diyoruz. Şimdilerde 28 aylık olduğu şu günlerde yani oğlumla
çok anlaşılır ve tatlı sohbetler ediyoruz. Hem anlatmayı hem de dinlemeyi seven
oğlum 3.muhabbet ortağımız oluverdi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder